bir ölçüde

adv. in some degree, to a degree
* * *
to some extent

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • bir ölçüde — zf. Biraz, belli oranda Kızın gebe olmadığı, bakire olduğu anlaşıldığı için bir ölçüde rahatlamışlardı sanırım. E. Bener …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bir — is. 1) Sayıların ilki 2) Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı 3) sf. Bu sayı kadar olan Bir kalem. 4) sf. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı) Bir adam sizi arıyor. 5) sf. Tek Allah birdir. 6) sf. Beraber Hep biriz, ayrılmayız …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • olgunlaşma — is. Olgunlaşmak işi Çocuğun gelişmesi bir ölçüde olgunlaşma, bir ölçüde öğrenme yoluyla olur …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dağılım — is. 1) Dağılarak birbirinden ayrılma 2) top. b. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı 3) db. Bir ses biriminin, anlam biriminin… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ölçü — is. 1) Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan 2) Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi Ziyanımız, ölçülere sığmayacak kadar büyüktür. R. E. Ünaydın 3) Ölçme sonucu bulunan… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • sahne — is., Ar. ṣaḥne 1) İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer 2) Görüntü Resim bir av sahnesini canlandırıyordu. 3) mec. Tanık olunan, gözlenen olay… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HAKAİK-I NİSBİYE — Nisbete, ölçüye göre olan hakikatlar.(Hakaik ı nisbiye denilen şeyler, kâinatın eczası arasında bulunan rabıtalardır. Ve kâinattaki nizam, ancak hakaik ı nisbiyeden doğmuştur. Ve hakaik ı nisbiyeden kâinatın envaına bir vücud u vahid in ikas… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • küçük çapta — sf. 1) Belirli bir ölçüde 2) Yaygın olmayan …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MAKET — Fr. Bina, şehir gibi eserlerin, belirli bir ölçüde küçültülmüş modeli …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • cezbeye tutulmak (veya kapılmak) — bir duygu veya bir inanışın etkisiyle aşırı ölçüde coşup kendinden geçmek Cezbeye tutulmuş gibi haykırdım, Türkçe haykırdım. A. Gündüz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ateş düştüğü yeri yakar — bir acıyı onu çekenden başkası tam anlayamaz veya aynı ölçüde üzülemez anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.